Röportaj: Serdar Yetkin / Okuyan Türkiye İçin Kitap Bankosu

Kitap Bankosu 2012 yılında Gazi Üniversitesi Fen Fakültesi İstatistik Bölümü öğrencileri tarafından “Okuyan Türkiye İçin” atılmış bir adım olarak kuruldu. AB Bakanlığı Türk Ulusal Ajansı’na yapılan başvuru ile hibe almaya hak kazanan proje Gazi Üniversitemiz tarafında da destekleniyor.

Kitap Bankosu şimdiye kadar sadece gezici kütüphanesi ile Ankara’nın 16 ilçesinde 55 devlet okulunda 20 bin öğrenciye 50 bini aşkın kitap ulaştırdı.

Bu güzel proje ile ilgili Kitap Bankosu gönüllüsü Serdar Yetkin ile bir röportaj gerçekleştirdik. Siz de bu projeye destek vermek için Kitap Bankosu gönüllüsü olabilirsiniz.

Serdar Yetkin ile ilgili röportajımız:

Kitap bankosu projesi hangi yıl ortaya çıktı ve nasıl başladınız?

Ülkemizde “kitap okuma oranının düşüklüğü” yıllardır ayan beyan ortada, bizim yola çıktığımız 2012 yılında da bu böyleydi. Sloganımız ve hayalimiz olan Okuyan Türkiye İçin birçok sivil toplum kuruşu, Milli Eğitim Bakanlığı, Kültür Bakanlığı, belediyeler güzel çalışmalar yürütüyorlar lakin yükü taşımak için daha fazla kişinin, kurumun taşın altına elini hatta gövdesini koyması gerektiğini düşünüyoruz. Bizler de 2012 yılında bu duyguyla yola çıktık, biliyoruz ki kadına, hayvana, insana, doğaya yapılan her türlü şiddetin sebebi cehalet ve cehaletin en büyük düşmanı da okumak. Bunun bilimsel göstergeleri mevcut. Çok okuyan ülkelerin insanları, yine yapılan araştırmalarda en mutlu insanlar, çünkü adalet, özgürlük, eşitlik, üretkenlik için okumak gerek şartların başında. Okumakla mutluluk arasında gerek bireysel bazda gerekse toplumsal bazda bir pozitif korelasyon(ilişki) olduğu aşikar. Bizler daha güzel bir toplumda yaşamak istiyorsak, gençler olarak güzel bir gelecek istiyorsak sadece eleştirmekle kalmamalıydık.1 Eleştirmek elbette ki önemliydi ama harekete geçmek gerekiyordu. Çözümün eğitim ve okumak olduğunu, bunun için çalışmak gerektiğini düşündük ve çalışmalarımızı yürütmek için destek aradık. Bakanlıkların gençlere sağladığı proje desteklerine başvurduk. AB Bakanlığı Türk Ulusal Ajansı projemizi desteklenmeye değer gördü.

Otobüs fikri nasıl ortaya çıktı?

Projemiz küçük bir minibüsle Ankara’da köylere gidip, belki uzun vadeli ama en kesin çözüm olduğunu düşündüğümüz, çocuklara kitap okuma alışkanlığı kazandırmaya çalışmak için faalyetler gerçekleştirmekti. Bunun için öncelikle bize kitap lazımdı ve Rafta Tozlanmasın Gönder Okuyalım adında bir kitap toplama kampanyası düzünledik. Yazarlarla ve şairlerle söyleşiler tertip ettik, bu programlara katılım için kitap bağışı şartı koyduk ve bu sayede birçok güzel kitabımız oldu. Topladığımız kitap bağışlarının tasnifini yaptık ve kasalara doldurarak tüm umudumuz ve enerjimizle birlikte küçük bir minibüse doldurduk, köy okullarına ziyaretler yapmaya başladık. AB Bakanlığı’nca sağlanan projemizin süresi bittiğinde biz henüz yeni ısınıyorduk ve daha fazla çocuğa daha fazla kitap ulaştırmak, eğlen destek aramaya başladık. Öğrencisi olduğumuz Gazi Üniversitesi bu noktada hevesimizi ve faaliyetlerimizi desteklenmeye değer gördü ve hurdaya ayırlan eski bir otobüsü gezici kütüphanede dönüştürmemiz için bize tahsis etti.

Otobüsün dönüşüm sürecinden bahseder misiniz?

Geriye dönüp baktığımızda bizim için hem öğretici hem de eğlenceli bir süreçti. Öncelikle mevcut otobüsün bir gezici kütüphaneye dönüştürülmesi için ön çalışma yaptık. Akadinde bu dönüşüm için dert ortağı aramaya başladık. Sponsor kelimesini kullanmak istemiyorum, her ne kadar sponsor “kendini tanıtmak ya da yalnızca desteklemek amacıyla, bir sanat, kültür, spor etkinliğinin giderlerinin tümünü ya da bir bölümünü bir tür bağış olarak karşılayan kimse ya da kuruluş.” anlamına gelse de maalesef ülkemizde çoğunlukla kendini tanıtmak tek ve daimi amaç olmuş durumda. Bizler tatilimizden, enerjimizden, paramızdan hatta zaman zaman derslerimziden feragat edip, ülkemizin daha güzel bir yer olması dışında bir kazanç beklemezken, özel bir firmanın toplumsal faydayı arka planlara atıp, kendi finansal kazancını, itibarını ön plana koyarak kısmı bir destek vermesi bizce kabul edilebilir değil. Birçok görüşmeler gerçekleştirdik lakin belki de dert ortağımızla henüz karşılaşmadık, kim bilir?
Bu yüzden altı aylık bir çalışmanın akabinde Gazi Üniversitesi’nin destekleriyle 1985 Model atıl bir otobüsü rengarenk bir gezici kütüphaneye dönüştürdük. Öncelikle mevcut koltukları ve tavan raflarını söktük, zemin seviyesini aşağı çektik, yeni koltukları ve kitaplıkları yerleştirdik. Dış alanda kullandığımız sandalye ve masalar için bagajlara çekmeceler yaptık. İç ve dış mekan için ses sistemi yaptık. İç aydınlarma ve diğer cihazlar için hem hareket halinde çalışması hem de durur vaziyette çalışması için elektrik sistemi yaptık. Tüm bunları Gazi Üniverstesi ve gönüllülerimizin destekleriyle gerçekleştirdik.


Şimdiye kadar kaç çocuğa ulaştınız?

2012 yılında biz, 2013 yılında ise Gezici Kütüphanemiz yola çıktı. Her yıl sadece gezici kütüphanemiz ile 16 devlet okuluna dörder, 10 özel okula kitap bağışı toplamak ve buralardaki kardeşlerimiz de gezici kütüphane ortamını görsünler diye birer ziyaret yapıyoruz. Şimdiye değin sadece gezici kütüphanemizle Ankara’nın 16 ilçesinde 55 devlet okulunda 20 bin kardeşimize 50 bini aşkın kitap ulaştırdık. Bunun yanı sıra Avm’lerde, fuarlarda ve festivallerde de faaliyetler gerçekleştiriyoruz. Bu faaliyetler ve sosyal medya aracılığı ile topladığımız kitap bağışlarını da Türkiye’nin dört yanında bizden internet sitemiz aracılığıyla kitap talep eden köy okulları, hastaneler ve cezaevlerine 50 bin kitap gönderdik. Lakin bizden halen kitap desteği bekleyen onlarca köy okulu var.

Ünlüler size destek veriyor, nasıl bağlantıya geçiyorsunuz?

Ünlüler bize destek veriyor! Evet az da olsa destek veren ünlüler oldu. Sağ olsun bizleri amacımızda samimi görüp destek verdiler, en azından sosyal medyada paylaşarak destek bulmamıza vesile oldular. Ünlülere ulaşmak hem çok zor, hem çok kolay. Ankara’da gerçekleşen faaliyetleri takip ediyoruz, son dakikaya kadar kalıp faaliyet mekanından kovulana kadar hatta o ünlü ile görüşmek için bekliyor, çabalıyoruz. Bazen şansımız yaver gidiyor ve ulaşıyoruz. Derdimizi anlatıyor, destek ve fikir talep ediyoruz. Sosyal medya bunun için bir olanak. Gönüllü sayımızın çok olması, ünlülerin dikkatini çekmek için şansımızı artırıyor. Kendi aramızda darlamak dediğimiz bir tabir var, bir ünlü seçip yüz kişi darlıyoruz. Bazen işe yarıyor, bazen yaramıyor. Bazı sırlarımız da var tabii.

Kitap okumak ile ilgili renkli etkinlikler yaptınız, biraz bunlardan bahsedebilir misiniz?

Toplumda kitaba dair iade-i itibar yapılması gerektiği kanısındayız. Maalesef okuyan bir toplum olmadığımız gibi, okumayı pek makbul bulmayanların azımsanmayacağı bir toplummuz. Oysa bir inanç, bir fikir akımı kandan, kaostan beslenmiyorsa şayet okumayı öğütler, savunucularının okuyan, bilen, düşünen ve iyi konuşan bireyler olmasını ister. O yüzden okuyan nesiller ve okuyan toplum tüm Türkiye’nin ortak hayali ve hedefi olmalı. Biz kitaba ve okumaya dair farkındalık oluşturmak için kamuya açık alanlarda toplu kitap okuma faaliyetleri yapıyoruz. Halkbankspor’un voleybol maçlarında set aralarında kitap okuduk, Ankara Marka Festivali’nde kitap okuma treni yaptık, Kütüphane Haftası’nda üniversitemiz personeli ile birlikte toplu kitap okuma etkinliği gerçekleştirdik. 50.Kütüphane Haftası’nda Türkiye’de ilk olduğunu düşündüğümüz 2500 kitap ile kitap domino faaliyeti yaptık. Destek buldukça bu faaliyetlerimizi artırmak niyetindeyiz.


Kaç kişilik bir ekipsiniz, üyeler neler yapıyorlar?

2012 yılında yola çıkarken 5 kişiydik, şimdilerde 250’yi aşkın gönüllümüz var. Faaliyetlerimizin her aşamasını tecrübe, beceri ve isteklerine göre, gönüllerimiz yürütüyor. Yeri geliyor gezici kütüphaneyi silip süpürüyoruz, yeri geliyor kitap kolisi taşıyoruz, yeri geliyor en güzel elbiselerimizi giyip bir milletvekilini, bir iş adamını ziyaret ediyoruz. Gezici kütüphane ile okullara gidip çocuklarla vakit geçiriyor, onlara rol model olmaya çalışıyoruz. Gelen kitap bağışlarının tasnifini yapıyor, koliliyor, köy okullarına gönderiyoruz. Proje yazıyor, faaliyet planı yapıp, televizyona, radyoya röportaj veriyoruz. Sosyal medya hesaplarını yönetip, afiş, duyuru görsellerini, internet sitesini tasarlıyoruz. Farklı bölümlerden, farklı memleketlerden, farklı ilgi alanları olan Okuyam Türkiye İçin biraraya gelmiş gençleriz. Bulduğumuz her gram desteğin karşılığını vermek için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz.

Hedefleriniz neler?

Aslında hedefimiz aşikar, Okuyan Türkiye. Lakin bu hedefe ulaşmak için devlete, sivil toplum olarak bizlerin itici güç olmamız gerekiyor. Hedefimiz her ilde ekiplerimizin olması, bu ekiplere en az birer tane gezici kütüphane tahsis ve çalışmalarını yapabilmeleri için mekanlar tahsis etmek. Her yıl bu ekiplerle biraraya gelip, neyi doğru neyi yanlış yapıyoruz konuşmak, tartışmak. Her okulda bir kütüphane olması, metroda, otobüste, avmde, sokakta insanların elinde telefon gördüğümüzden çok kitap görmek, eve gelen misafirlerin televizyon yok mu diye değil, kitaplık yok mu diye sorması bizim hayalimiz. Girişlerin kitap bağışı ile olacağı bir çocuk şarkıları konseri, bir özel spor müsabakası tertip etmek istiyoruz.

Size destek olmak isteyenler ne yapabilirler?

Bu soruya verdiğimiz cevap hep aynı, bize destek olmak isteyenler her şeyden önce daha çok kitap okuyun, hiç okumuyorsanız biraz okuyun, kitap okuyanları cesaretlendirin. Kitap Bankosu gibi eğitim için, çocuk ve hayvan hakları için, kadın hakları için çalışan daha doğrusu kitap, eğitim, kadın, çocuk gibi güzel şeyleri dert edinmiş STK’lara bağış yapın, destekleyin. Biz maddi bağış kabul etmiyoruz. Ankara’da birkaç noktada kitap kumbaramız mevcut, sayılarını artırmaya çalışıyoruz oralara kitap bağışı yapabililer destek olmak isteyenler. Vakit ve enerjileri varsa gönüllümüz olabilirler. Hiç bir şey yapamıyorlarsa çokları sosyal medya kullanıyor, Kitap Bankosu’nun buralarda takip edip, sosyal medyada paylaşarak başkalarının da haberdar olmasını sağlayabilirler.

Çocuklar ile kitap okumak dışında neler yapıyorsunuz?

Esasında kitap okuma alışkanlığı kazandırma cabamızda faaliyet anında kitap okuma çok fazla yer kaplamıyor. Maksadımız gezici kütüphane ya da kütüphane ortamında çocukların eğlenceli vakit geçirmesi ve bu sayede orada bulunmak arzularının artması. Bu yüzden çocuklar için başlı başına farklı ve çekici bir ortam olan gezici kütüphanemizde eğitici ve eğlenceli videolar izliyoruz, ayraç boyama atölyeleri yapıyoruz, dış mekan ses sistemimiz sayesinde müzik ve dans faaliyetleri yapıyoruz. Farklı meslekler için üniversite okuyan gönüllülerimizden farklı meslek gruplarını öğrenmelerini, üniversitelilik duygusunu tanımalarını sağlamaya çalışıyoruz.


Kimlerden destek alıyorsunuz?

Bizi ve amacımızı anlayan, bu konuya önem veren takipçilerimizden, gittiğimiz okullarda gülen, son ziyaretimizde bizimle ağlayan, fotoğraflarımızın altın keşke yine gelseniz yorumu yapan kardeşlerimizden en büyük desteği alıyoruz. Bu faaliyetlerin gerçekleşmesi için Gazi Üniversitesi maddi anlamda tek destekçimiz. Lakin yeni destekçiler bulup faaliyet alanımızı genişletmek istiyoruz.

Yakın zamanda bir etkinliğiniz var mı?

Yeni eğitim- öğretim yılının faaliyetlerine yeni gönüllülerimizle tanışma toplantımızla başlayacağız. Okullara ziyaretlerimiz ve Türkiye’nin dört yanına kitap desteği gönderme faaalyetlerimiz devam edecek. Söyleşi ve imza günleri yapmak istiyoruz. Tüm bunlardan haberdar olmak isteyen okuyucular instagram, facebook, twitter ve youtube’da Kitap Bankosu’nu takip edebilirler. Okuyan Türkiye İçin desteklerinizi bekliyoruz. Böyle bir imkan tanıdığınız için sizlere de ekibim ve şahsım adına teşekkür ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir